Mutlu Olmak için Sohbet Şart!

Eskiden olduğu gibi masalın tadına, dostluğun derin anlamına, sohbetin kalitesi ve derinliğine, sevmenin sevginin iyileştirici özelliğine, vefanın tadına, alıp vermenin zevkine, iletişimin önemine, sabrın pişirerek olgunlaştırmasına, nefretin yıkıcılığının yok olmasına, komşuluk ilişkilerinin daha olumlu, yardımsever ve paylaşımcı şekle dönüşmesine… Kısacası sevginin, dostluğun gelişmesine, bizleri bağrında bahar da yeşermiş çiçeklerdeki renk cümbüşü içerisinde bırakacak yeni bir yıl olsun… Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir. Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır. Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir… 
Güzeldik biz eskiden, ama çok eskiden…
Nefes alma sürecimizde yaşadıklarımız gök kuşağı gibidir. Bir boyut pembe diğeri mavi bir diğeri şu veya bu renktir. Genellikle tek düze yaşarız, renkler gelip giderler hep bugün yarın derken yıllar geçer. Tüm gök kuşağı renklerini hayatımızda hiç yer vermeye fırsat bulamamış olduğumuz gerçeğiyle yüzleşiriz. Ama yine de hayat güzeldir ve umutla sürmektedir…
Seni seviyorum hayat…
Ben umutlarımızı yitirmedikçe, kendimizi bulduğumuz sürece ve her şeye rağmen…
Her yara, yeni bir şey öğretir insana. Ayakta kalmasını öğrenmiş insanlar için, kaybetmek büyük bir mesele değildir.

Yaşam değerli ve kutsaldır. Ama onur ve alın teri olmayınca yaşamın hiçbir anlamı yoktur. Yaşamı özel kılan, nefes alıp vermek değil, pişmanlık duymadan, onurunu kirletmeden nefes alabilmektir.

İçimizdeki çocuk; bozulmamış, kafese hapsedilmemiş ve özgür bir kişiliğin, hayal gücünün sembolüdür. Kişiliğini özgür kılmak içimizdeki çocuğu ortaya çıkarmaktır. Hiçbir şeyin anlamını, heyecanını yitirmediği, monotonlaşmadığı kavramların içinin boşalmadığı o dönemi geri getirmektir…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir